bilinçlenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilinçlenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2009 Cuma

Kömürden Kurtul, İklimi Kurtar

Greenpeace Belediye Başkan Adaylarını iklimi kurtarmak için söz vermeye çağırıyor. Siz de katılın, iklimi hep birlikte kurtaralım...

Kömür, iklimi değiştiren en tehlikeli fosil yakıt olarak tam bir iklim katili. Dünyadaki toplam karbon salınımlarının %41’inden tek başına kömürlü termik santrallerin sorumlu olduğunu biliyor muydunuz? Yani kömür santrallerinden kurtulmadıkça iklimi kurtarmamız imkansız.

Bu tabloya rağmen Türkiye’de tam 19 ilde toplam 47 adet yeni kömür santrali projesine başlanıyor. Bu soluduğumuz havaya yaklaşık 115 milyon ton fazladan karbondioksitin karışması demek. Çoğunluğu ithal kömürle çalışacak bu santrallerin bazıları lisans almış durumda. Ülkemizin havasını, suyunu ve geleceğini korumak için bedelini çok ağır ödeyeceğimiz bu hataya seyirci kalmamalı, politikacılara, Türkiye’nin temiz enerjiye ve enerji verimliliğine layık olduğunu göstermeliyiz.

Bu nedenle, 29 Mart’taki yerel seçimleri, etrafa zehir saçıp sağlığımızı ve çevremizi tehdit edecek 47 kömür santralinden kurtulmak için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Türkiye’de oy vermekten daha fazlasını yapmaya gücü olan yurttaşlar olarak, bütün parti adaylarından sorumluluk almalarını ve seçilirlerse temiz enerjiyi tercih edeceklerine dair söz vermelerini isteyebiliriz. Adaylar suya sabuna dokunmayan sözler vermek yerine bizi kömürün dehşet verici kirliliğinden korumayı taahhüt etmelidir.

Greenpeace’e söz vererek ‘Güneş İçin Belediye Başkanları’ bildirgesini imzalamış adayları ve henüz imzalamayanları şu adresten takip edebilirsiniz. Henüz geç değil. Greenpeace’in “Türkiye Soluk Alsın” eylemine siz de katılın, seçmen olarak siz de gücünüzü iklim için kullanın ve tüm adayları sorumluluk almaya davet edin. Türkiye soluk alsın!

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Juice Beauty


Ortalama bir kadın, günde 10-15 adet kişisel bakım veya kozmetik ürünü kullanır ve bu ürünler 200'den fazla sentetik kimyasal bileşim barındırıyor olabilir. Derimiz bu kimyasalların % 60 ilâ % 70'ını emiyor, bu yüzden lütfen kullandığınız kozmetik ürünlerini seçerken çok dikkatli olun.


Dünyada organik meyve suyu özlerinden yapılan tamamen organik bazla üretilmiş tek cilt bakım koleksiyonuna sahip olan ve artık ülkemizde de bulunan Juice Beauty denenebilir.


Juice Beauty’de ne yok?
1. Tarım ilaçları,
2. Petrol ve petrol artığı maddeler (poripilen, bütilen glikol)
3. Zehirli koruyucular (metil ve bütil parabenler veya etilparaben; dizaolidinil veya imadazolidinil üre; formaldehit)
4. Yıpratıcı aktif maddeler veya sülfatlar (sodyum veya amonyum loril sülfat, kokamid dea / loramid dea)
5. Yapay renklendirici ve boyalar
6. Yapay kokular
7. Fitalatlar ve dibütil fitalatlar
8. Toluen (boya seyrelticisi, tiner) bulunmuyor.

Juice Beauty hakkında daha detaylı bilgi için tık tık

29 Nisan 2008 Salı

"Evimde Mutluyum Ben"



Taç'ın "Evimde Mutluyum Ben" reklamı
( http://www.youtube. com/watch? v=iSxezx_ h4zY)
sizi de rahatsız ettiyse tepkilerinizi Taç Perde'ye ve Reklam Özdenetim Kurulu'na* iletiniz.
TAÇ perde mailto:tac@zorlu.com
Reklam Özdenetim Kurulu:rok@rok.org.tr

Sayın Yetkili,Yayınlamakta olduğunuz Taç ev ürünleri reklâmlarınız kadınların toplumsal yeri hakkında çocuklar ve gençler üzerinde yanlış izlenim bırakmaktadır. Ayrıca kadınları da aşağılar niteliktedir.Günümüz kadınları yalnızca evlerinde mutlu olamazlar. Özgür olmak isterler. Yaşadıkları sosyal çevreyle iletişim halinde olmak isterler. Ekonomik olarak bağımsız olmak isterler. Çalışmak ve üretime katkıda bulunmak, kariyer yapmak isterler. Okumak, yazmak, çizmek ve sanatsal yaratımda bulunmak, kültür almak isterler. Bilimsel faaliyetler içinde yer alırlar, buluşları için patent almak isterler, fikirleri ile girişimlerde bulunmak isterler. Çocuklarını kocalarıyla beraber özgür bireyler olarak yetiştirmek isterler. Hatta mutlaka "evlenmek" istemeyip yaşamına cinsel anlamda da özgür devam etmek isterler. Ve bunları erkek hegemonyasının dayattığı tüm zorluklara rağmen başarmaktadırlar!

Elbette kadınlar da tıpkı erkekler gibi evlerini, yaşam alanlarını sevmek, içlerine sindirmek isterler ama kendilerini evlerine kapatıp histerik bir şekilde perdelerini seven kadın yoktur. Hele mutlulukla temizlik yapan kadın asla bulamazsınız, temizlik zor bir emek sürecidir.

Bu tür reklâmlarda neden sigortalı bir temizlikçi kadını ya da bir erkeği kullanmıyorsunuz? Hedef kitleniz yanlış mı etkilenir? Sizin hedef kitleniz kimler? Nasıl bir dünya hayal ediyorsunuz? Çünkü kusura bakmayın ama hiç iyi bir izlenim bırakmıyorsunuz!
Bu yanlıştan vazgeçmenizi, reklâmlarınızı derhal yayından kaldırmanızı ve bir daha kadınlara bu tür bir zihniyetle yaklaşmamanızı rica ediyoruz.
Bizi Taç'la Kandıramazsınız !!

*Reklam Özdenetim Kurulu Uluslararası Uygulama Esasları Toplumsal Sorumluluk Madde 4: Pazarlama iletişimi ırka, ulusal kökene, dine, cinsiyete, yaşa, zihinsel ya da bedensel özre veya cinsel tercihlere dayalı ayrımcılığı desteklememeli, ya da yapılan ayırımcılığı görmezden gelmemeli, insanlık onuruna saygı göstermelidir.Pazarlama iletişimi haklı bir neden olmaksızın, korku duygusundan yararlanmamalı , şanssızlık ve acı gibi unsurları sömürü malzemesi olarak kullanmamalıdır.Pazarlama iletişimi şiddet hareketlerine yol açıcı ya da bunları görmezden gelici öğeler içermemeli, yasadışı veya toplum dışı davranışları yüreklendirmemelidir. Pazarlama iletişimi, batıl inançları istismar etmekten kaçınmalıdır.

Via Bir Kedinin Hatıraları

19 Mart 2008 Çarşamba

Williams- Sonoma


Evin en sevdiğim köşelerinden biridir mutfak. Williams- Sonoma yüksek fiyatlarına rağmen ömürlük araç- gereçleriyle evde yaşamı kolaylaştırıyor.

18 Mart 2008 Salı

Güvenli kozmetik alışverişi tavsiyeleri

1-Zararlı olduğu kanıtlanmış ya da problem yaratabilecek içerikleri olan ürünlerden(Cıva, kurşun, plasenta gibi) kaçınmak için kesinlikle uzak durmanız gereken ürünlerin listesi için şuraya bir göz atın.
2-Daha az ürün kullanın. Günlük bakım rutininizden olmazsa olmaz dedikleriniz dışındakileri çıkarın ya da o ürünleri daha az sıklıkla kullanın. Her gün cildinizle temas eden kimyasalların sayısını azaltarak kullandığınız ürünlerden kaynaklanabilecek olası sağlık risklerini azaltabilirsiniz.
3-Skin Deep’in detaylı arama özelliğini kullanarak daha az olası sağlık riski taşıyan ürünlere ulaşın. Aradığınız ürünün kategorisini seçin ve zararlı olduğunu düşündüğünüz içerikleri-kansorajenler, nörotoksinler gibi- eleyerek daha güvenli alternatiflerini inceleyin.
4-Satın aldığınız ürünler hakkında doğru bir seçim yapabilmek için aldığınız ürünlerin etiketlerini okuyun.

Bilmeniz gereken temel kavramlar;
a) Naturel ( doğal ) : ‘ Naturel ‘ kavramı direkt olarak bitki veya hayvan ürünlerinden çıkarılan içeriklerle ilgilidir. Sentetik olarak üretilmediği anlamını taşır. Doğal içerikli ürünlerin cilde iyi geldiği konusunda kesin bir bilimsel kanı yoktur.
b) Hipoallerjenik : Bu türdeki ürünler alerjik reaksiyonlara daha az sebebiyet verir. Ancak bu iddiayı kanıtlayan yazılı bilimsel çalışmalar bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra “ dermatolojik test edilmiş “ , “hassasiyeti test edilmiş “, “alerjik test edilmiş “ veya “tahriş etmez “ gibi kavramlar, herhangi bir cilt reaksiyonuna sebep vermez diye bir garanti taşımaz.
c) Alkolsüz : Genel olarak şu anlama gelmektedir ki bazı belirli kozmetik ürünleri etil alkol içermez. Ayrıca kozmetik ürünler bazı farklı alkoller de içermektedirler. Örn ; cetyl , stearyl , cetearyl , lanolin gibi.
d) Kokusuz : Bu şekilde etiketlenmiş ürünlerde kesin bir koku bulunmamaktadır. Koku içerikleri kokusuz kozmetik ürünlerine katılabilir. Bundaki amaç kullanılan hammaddelerin yarattığı kötü , istenmeyen kokuları etkisiz hale getirmektir. Bu koku içerikleri, oldukça az miktarda kullanılmalıdır.
e) Nonkomodojenik ( Komodojenik olmayan ) : Bu tür ürünler akne oluşumuna sebebiyet veren gözenek tıkayıcı maddeler içermez.
f) Raf süresi : Raf süresi bir kozmetik ürününün normal koşullarda depolanma ve kullanılma süresidir. Bu kullanılma süresi ürünün komposizyonuna , paketlenmesine ve korunmasına bağlıdır. Eğer bu ürün uygun bir biçimde stoklanmamışsa , ürünün kullanım süresi normalden daha az olur.
g) Cruelty Free : Bu ürünler hayvanlar üzerinde test edilmemiştir. Kozmetiklerde kullanılan birçok içerik bir şekilde hayvanlar üzerinde test edilmiştir ve bazı tüketiciler “ herhangi bir hayvan testine tabii tutulmamıştır” yazısını görmek istemektedir.
h)No-Paraben: Üründe paraben sınıfından maddelerin kullanılmadığını gösterir. Ne yazık ki pek çok kozmetik üründe parabenler kullanılmaktadır. Paraben, deriye, göze zarar verebilir, östrojen hormonuna benzer bir etki göstererek, vücudun hormon sistemini olumsuz etkilediğini kanıtlayan çalışmalar bulunmaktadır. Parabenler hassas bünyelerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
ı) Şirketler ürünün güvenirliliği ile ilgili test yapmak zorunda değildir. Böyle durumlarda ürün üzerinde “ UYARI “ yazısı bulundurulur. Bu da şu anlama gelmektedir ; ürünün güvenirliliği kontrol edilmemiştir.

5-Daha yumuşak formüllü sabunları tercih edin. Sabun kiri ve yağı ortadan kaldırırken cilt yüzeyini kaplayan doğal yağ tabakasının kaybına sebep olur. Daha yumuşak bir sabun cilt kuruluğunu azaltır ve cildinizde yeterince nem olacağı için cildinizin nemlendiriciye olan ihtiyacı azalır.
6-Koyu renk saç boyalarından kaçınmaya çalışın. Koyu renkli saç boyalarının açık renkli olanlara nispetle kanserle ilişkili içeriklere daha çok sahip olduğu görülmüştür.
7-Pudra kullanımınızı azaltın. Asbest-benzeri fiber içersin ya da içermesin kozmetik amaçla kullanılan talk pudrası bir kanserojendir. Talk parçacıkları insan yumurtalıklarında ve akciğerlerinde tümörlere yol açar. Talk içeren ürünleri almayın ve kullanmayın. Özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda bebe pudrası kullanımından kaçının. Kullanılan pudra solunduğu için bebeğin ciğerleri için bir tehlike oluşturur. Çocukları bu kanserojene maruz bırakmanın hiç gereği yok.
8-Mümkün olduğunca kokusuz ürünleri tercih edin.Kokulu kozmetik ürünleri alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Fakat kokusuz ürünler bile, içerdikleri kimyasalların kokusunu gidermek amacıyla eklenen kokuları ihtiva edebilir. Ürün içerik listesinde "fragrance" yazmadığından emin olun. Kokusuz ürün seçenekleri için tıklayın.
9-Oje kullanımınızı azaltın.Kansere ve doğum kusurlarına yol açabilecek içerikler içerebilirler.Özellikle hamile kadınlar ojeden uzak durmalı.

15 Mart 2008 Cumartesi

O kadar doğal ki onunla uyuyabilirsiniz bile...

Stylesalad i.d. Bare Minerals 'ı öneriyor. Böyle bir sloganı olan ürünleri kim kullanmak istemez ki? Belki biraz pahalı bulabilirsiniz ama inanın sağlığınız için buna değer çünkü daha önce de yazdığımız gibi ABD’nin önde gelen sağlık örgütlerinin de destek verdiği “Güvenli Kozmetikler” Kampanyası dahilinde hazırlanan Skindeep adlı rapora göre, kozmetik ürünlerde kullanılan 10500 kimyasalın yüzde 89’u güvenilir değil. Tüm ürünlerin yüzde yetmişinde ise kanser veya başka bir sağlık sorununa neden olabilecek kimyasallar bulunuyor.


i.d. Bare Minerals ürünlerini internetten satın alabileceğiniz bazı adresler;
http://www.eczanenautilus.com/brand.asp?mid=248
http://www.feraheczanesi.com/ilac/i.d_bare_minerals/
http://www.cagdaseczane.com/urunler.php?alfabe=a54#basID%20BAREMINERALS

12 Şubat 2008 Salı

WWF-Türkiye’den deniz kaplumbağalarını yaşatan Sevgililer Günü hediyeleri

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) nesilleri tehlike altında olan deniz kaplumbağalarının nesillerini sürdürebilmeleri için çalışıyor ve bu sevgililer gününde sizi, bu çabalarına destek olmaya çağırıyor. Yapacağınız her 10 YTL’lik bağış ile sevgiliniz için bir deniz kaplumbağası evlat edebilirsiniz. Böylece minik kaplumbağalar yumurtadan çıkmadan önceki döneminden denize ulaştığı dönemine kadar korunmuş olacak. WWF-Türkiye size buna dair isminizin bulunduğu bir sertifika da hazırlıyor.

Hem deniz kaplumbağalarını korumanın hem de sevgilinizi mutlu etmenin diğer bir yolu da şirin bir peluş deniz kaplumbağası satın almak. Boyutlarına göre 35 YTL ya da 50 YTL’ye satın alabileceğiniz peluş oyuncaklarla, aynı zamanda bir deniz kaplumbağası evlat edinmiş olduğunuz için sertifikanız da adresinize yollanacak.
http://www.wwf.org.tr/ adresini ziyaret ederek ya da Garanti Bankası Eminönü Şubesi, (705) 6299573 numaralı hesaba havale yaparak deniz kaplumbağası evlat edinebilirsiniz.
Konuyla ilgili tüm sorularınız için 0212 528 20 30’dan WWF-Türkiye’ye ulaşabilirsiniz.

1 Şubat 2008 Cuma

Gezegeni kurtarmak için küçük bir adım; bez çantalar

Dünyamızda her yıl 1 trilyona yakın plastik torba tüketiliyor ve bu torbaların zararsız olarak imhasını sağlayan bir teknoloji halen mevcut değil. Artık pek çok ülke bu alışkanlıktan kurtulmak için çeşitli alternatifler deniyor. Tabi tasarımcılar da... Siz de; Satın aldıklarınız torba gerektirmeyen, küçük, taşıması kolay şeylerse satıcınıza verdiği torbayı geri iade edebilir ya da ofisinizde, evinizde ve arabanızda bez, file ya da dayanıklı bir çantayı hazır bulundurarak, alışverişlerinizde bu çantayı kullanabilirsiniz.

Melissa Vest Etsy mağazası'ndan;




5 Kasım 2007 Pazartesi

Facebook çılgınlığına kapılanlara küçük bir uyarı


2 Kasım 2007 Cuma

Turmepa; doğa dostu temizlik ürünleri

Deniz ve kıyıların korunması için çalışmalar yürüten DenizTemiz Derneği'nin (Turmepa) doğaya dost temizlik ürünlerini gördünüz mü?Fosfat ve formaldehit içermeyen, yüzde 90 oranında çözülürlüklü, deniz suyuyla da kullanılabilen ve bu sayede teknelerde su tasarrufu da sağlayan özel hazırlanmış doğa dostu dört çeşit temizlik ürününü marinalar, Opet bayileri, Migros, Tansaş, Makro ve Metro Grossmarketler’de bulabilirsiniz. Turmepa markasıyla satışa sunulan tekne ve usturmaça temizleyici, sıvı el temizleyici, bulaşık deterjanı ve genel yüzey temizleyiciden oluşan temizlik malzemelerinin ambalajları da geri dönüşüm özellikli. Turmepa, bu ürünlerin satışından elde edilecek geliri de deniz kirliliği ile mücadele amaçlı projelerde kullanmayı hedefliyormuş :)
Bu arada çevre dostu deterjan ve temizlik ürünleri demişken Frosch ürünlerini bulmakta zorluk çekiyor musunuz yoksa ben yaşadığım yerde mi bulamıyorum?

9 Haziran 2007 Cumartesi

Kozmetik Ürünlerinin öteki yüzü



Herşey sabah mailbox'ıma forward bir maille gelen bu videoyla başladı.Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerin korkunçluğunu görünce tüylerim ürperdi, ardından bu konuyu biraz daha incelemek istedim ve sayfada adresini gördüğüm siteye tıkladım. Çeşitli ürünler piyasaya çıkmadan önce yapılan hayvan Deneylerine karşı olan grup şöyle yazmıştı;
Hayvan Deneylerinin bilimsel geçerliliğinin şüpheli olduğunun FARKINDAYIZ... Hayvan Deneylerinin alternatifleri olabileceğini BİLİYORUZ... Hayvan Deneylerinin etik olmadığını DÜŞÜNÜYORUZ...

Bu deneylere alternatif olarak nasıl çalışmalar yürütüldüğünü gerçekten merak ediyorum. Bu ürünlerin etkilerinin neler olacağı kestirilmeden insanlar üzerinde test edilmesi de korkunç ama daha sonra internet koridorlarında önce satır arası ile başladığım yolculuğumda gezinirken okuduğum satırlarda zaten hepimizin her gün kullandığımız kozmetikler ve kişisel bakım ürünlerinde yüzlerce toksik, yani zararlı ve zehirli olabilen katkı maddelerinden bulunduğunu gördüm.

ABD’nin güçlü sivil toplum örgütlerinden EWG’nin 2004’te yayınladığı rapora göre ülkemizde de satılan şampuanlardan, yüz kremlerine kadar incelenen tam 7497 bakım ürününün yüzde 99.7’sinde şimdiye kadar hiç araştırılmamış en az bir kimyasal bulunuyor. Her 120 üründen biri kanserojen madde içeriyor. Ayrıca raporda uzun süre kullanılan kozmetiklerin, kısırlıktan, doğum sonrası sakatlıklara kadar pek çok probleme neden olabileceği iddia ediliyor. Yani belki de hepimiz tıpkı bu videodaki tavşancıklar gibi birer deney objesiyiz. Bu maddelerin vücudumuza olan etkilerinin bazıları hemen değil yıllar sonra kendini gösterebiliyor. Ciddi anlamda Astım, Alerji, Cilt Döküntüleri ve Cilt, Meme, Rahim ve Yumurtalık Kanseri riskiyle yaşıyoruz çünkü şu anda dünyada kullanılan tüm makyaj malzemeleri, şampuan ve saç spreyleri tehlikeli oranda kanser oluşturma riski taşıyor. Araştırmaya göre, makyaj malzemesinde bulunan kömür katranı, fenilediamin, benzen, formaldehit gibi kimyasallar uzun yıllar kullanıldıkları zaman kansere yol açıyor.


Hergün kullandığınız diş macunu, nemlendirici, deodorant ve kozmetik malzemeleri gibi kişisel bakım ürünlerinin içeriğini bir inceleyin bakalım, bu tabloda listelenmiş toksik, yani zararlı ve zehirli olabilen katkı maddelerinden kaç tanesini görebileceksiniz?

Biz de ne de olsa bu ürünler, en şık raflarda beğenimize sunulmadan önce mutlaka zorlu dermatolojik testlerden, klinik deneylerden geçiyordur diye düşünüp güzel ve bakımlı olabilmek için bunlara tonlarca para saçıyoruz. ABD’nin önde gelen sağlık örgütlerinin de destek verdiği “Güvenli Kozmetikler” Kampanyası dahilinde hazırlanan Skindeep adlı rapora göre, kozmetik ürünlerde kullanılan 10500 kimyasalın yüzde 89’u güvenilir değil. Tüm ürünlerin yüzde yetmişinde ise kanser veya başka bir sağlık sorununa neden olabilecek kimyasallar bulunuyor.

Fakat ne yazık ki kozmetik ürünler, ne kadar çok kimyasal madde içerseler de, dünyanın hiçbir yerinde ilaç gibi algılanmıyor. Dolayısıyla, hiçbir resmi kuruluş, kozmetik ürünler için klinik çalışma ya da kapsamlı araştırma sonuçları talep etmiyor ve tedavi edici özelliği olmayan kozmetik ürünler, yani her gün kullandığımız bakım sabunları, yüz kremleri, saç boyası ve tüy dökücülerin yan etkilerini ya da uzun süreli kullanımlarda vücuda verdiği zararları konu alan hiçbir araştırma yok. Örneğin, bayanların kullandığı tüy dökücü kremler. Bu ürünlerin tümünde kullanılan formülün kanser tedavisinde kullanılan ilaçların seyreltilmiş hali olduğunu biliyor muydunuz? Yani hücre öldürücü kemoterapi ilaçları..Uzmanlar bu ürünlerin küçük yaşlardan itibaren düzenli olarak kullanıldığında, cilt hücrelerinde çeşitli zararlara yol açabileceklerini söylüyorlar.
Biraz ingilizceniz varsa şu siteye kesinlikle bir göz atmanızı öneriyorum. Hatta mümkünse herhangi bir kişisel bakım ürünü almadan önce bu siteden kontrol edin lütfen. Sitedeki arama kutucuğuna kullandığınız ürünü, içeriğinde bulunan bir maddeyi ya da markanın adını yazın ve 10 üzerinden üzerinizde yaratabilecekleri tehlikeyi madde madde detaylı olarak görün(ve şok olun!) Hassas dişler için kullandığım diş macununun bile kansorejen etkisi olduğunu ya da doğal olduğu ve hayvanlarda test edilmediği için özellikle kullandığım markanın bazı ürünlerinin 10 üzerinden 9 gibi bir sağlık tehlikesi taşıdığını gördüğümde tam anlamıyla şok oldum. Sonra 30'a az kaldı şimdiden önlemimi alıyım deyip dünyanın parasını verip yüzüm için yeni aldığım o bir sürü krem gözlerimin önünden geçti. Oysa yüz cildi için piyasaya sürülen ürünlerin pek çoğunun, çok daha kısa zamanda yüz cildini pörsümüş,kırışmış ve matlaşmış bir hale getirdiğini okudum. Makyaj masamın üzerinde duran onlarca parfüm,deodorant,krem ve makyaj malzemeleri.. Son 10 yıldır saçımı boyadığım ama 7 aydır saçımın rengini unuttuğum ve etkilerinden korktuğum için kullanmayı bıraktığım saç boyaları... Makyaja ve kremlere çok fazla düşkün olmadım hiç bir zaman ama parfümlere ve güzel, tatlı kokulu şeylere bayılıyorum mesela...Oysa ki sitede mümkün olduğunca "fragrance free" yani kokusuz ürünler kullanılması öneriliyor ki parfümlerin yüzde 95 i sentetik olarak petrolden elde ediliyormuş ve gizli parfüm formüllerinin içeriklerinde olan tüm maddelerin açıklanması zorunlu bile değilmiş.

ABD’de gerçekleştirilen ve tüketici sağlığını korumak ve kozmetik üreticilerinin kanser,doğum kusurları ve diğer sağlık problemlerine sebebiyet veren kimyasalların kullanımını durdurup yerine güvenli alternatiflerine geçmelerini öngören “Güvenli Kozmetikler” kampanyası dahilinde kozmetik şirketlerinden “Güvenli Kozmetik Anlaşması” yapılması istenmiş. 500’den fazla şirket anlaşmaya imza atarken aralarında, Avon, Estee Lauder, L'Oreal, Revlon, Proctor & Gamble ve Unilever’in de bulunduğu kozmetik devleri anlaşmaya katılmayı reddetmişler. Umarım tüm üreticiler artık bu konuda duyarlı davranıp güvenli kozmetik ürünleri üretmeye başlarlar. Anlaşmaya imza atan şirketlerin listesine ise şu adresten ulaşabilirsiniz.

Kozmetiklerdeki tehlikeli maddeler;


Coal tar: Uluslararası Kanser Araştırmaları Birliği’nin 2004 listesinde yer alan bu kimyasal, önemli kanserojenlerden biri olarak kabul ediliyor.


Benzyl violet 4B: Kimi ürün içeriklerinde sadece ‘violet 2’ olarak da yazılan madde de Uluslararası Kanser Araştırmaları Birliği’nden onaylı bir kanserojen. Raporda, bu kimyasalın tırnak kırılmalarını önleyen ojelerden, vücut kremine kadar 25 üründe kullanıldığı belirtiliyor.

Lead acetate: Bebek ve çocukların beyin gelişimine zarar verdiğine ilişkin çeşitli araştırma sonuçları olan bu kimyasal, ayrıca ABD Sağlık Bakanlığı Zehir Toksikoloji Programı’nda da yer verilen zehirli bir madde. Rapora göre 16 saç boyasının içeriğinde bulunuyor.

Progesterone: Çeşitli hayvan deneylerinin ardından kansere neden olabileceği tespit edilen bu kimyasalın, ayrıca üreme sistemine zarar verebileceği belirtiliyor. Menopoz kremleri ve saç koruyucu kremler olmak üzere toplam 23 ürünün içeriğinde mevcut.

Selenium sulfide: ABD Ulusal Toksikoloji Programı’na göre bu maddenin de kanserojen olduğu belirtiliyor.

Silica: Farklı formları ve türevleri kullanılsa da Silica ve Silica bazlı kimyasalların hepsi Uluslararası Kanser Araştırmaları Birliği’ne göre kanser riski taşıyor. EWG Raporu, her dokuz üründen birinde bu kimyasala rastlandığı belirtiliyor. Toplam 862 üründen 14’ünde kimyasal toz formunda yer almış. Oysa FDA araştırmalarına göre, bu kimyasalın toz halinde kullanılması akciğerler için çok zararlı.

Linkler;
http://www.ewg.org/ , http://www.cosmeticsdatabase.com/, http://www.ewg.org/issues/cosmetics/valentine/index.php, http://www.safecosmetics.org, http://www.gidaraporu.com/gida_yeniden-kozmetik,
http://www.gidaraporu.com/gida_kozmetiklere-dikkat.htm,

Kozmetik Güvenlik veritabanı web sitesindeki güvenli alışveriş tavsiyelerini de çevirip sizinle daha sonra paylaşacağım.